Mimar Sinan, bazı kaynaklara göre 29 Mayıs 1490 günü Kayseri'nin Kesi bucağına bağlı Ağırnas köyünde doğmuştur. Sinan, Yavuz Sultan Selim zamanında İstanbul'a getirildi. Sarayda acemi oğlanlar okuluna verildi. Bu okulda okuma yazmanın yanı sıra uygulamalı sanatlar da öğretiliyordu. Sinan marangozluğu seçti. Ünlü ustaların yanında cami, han, çeşme ve hamamların yapımında çırak olarak çalıştı. Sonra askeri mimar olarak görev yaptı. Sinan, İstanbul'un Bizans eserlerini inceledi. Yavuz Selim'in doğu seferlerine, Kanunî Sultan Süleyman'ın batı seferlerine katıldı. Dünyanın ünlü mimarî eserlerini yakından gördü, onları inceleme fırsatı buldu.
1588'de İstanbul'da vefat eden Mimar Sinan, Süleymaniye Camii'nin yanında kendi yaptığı sade türbeye gömüldü.
Mimar Sinan, cami, mescit, medrese, darülkurra, türbe, imaret, darüşşifa, su yolu, köprü, kervansaray, saray, mahzen ve hamamlardan oluşan yüzlerce eserin 34 tanesini Üsküdar'da inşa etmiştir. Mihrimah Sultan Camii, Mevlana Ahmedî Efendi (Divitçiler) Camii, Şemsi Paşa Camii, Valide-i Atik Camii, Hacı Ahmet Paşa Camii, Valide-i Atik Medresesi, Mihrimah Sultan Medresesi, Sinan Paşa Türbesi, Üsküdar Sarayı, Hüseyin Paşa Hamamı bunlardan sadece bir kaçıdır. Mimar Koca Sinan'ın eserlerinin büyük bölümünü Üsküdar'da inşa etmesinin sebepleri arasında Üsküdar'ın Osmanlı İmparatorluğu'nun gelişme ve yükselme dönemlerinde Anadolu ile Rumeli yerleşmeleri arasında bir köprü vazifesi gören ve bir ticaret liman merkezi konumunda olmasıdır.